Brain Dynamics Lab @MEF

  • mugesengulll9

Zamanlama ve Zaman Algısının Nöropsikolojisi

Öznel veya psikolojik zaman, zamanın ne kadar hızlı geçtiğine veya bazı olayların meydana gelmesinden bu yana ne kadar zaman geçtiğine dair iç deneyimdir. Bu zaman diliminde, bireylerin dışarıdaki saat ipuçlarından yararlanmadan nesnel zamanı ölçmek için bünyelerinde mevcut bir saati (iç saat ya da biyolojik saat) kullanması gereklidir. Zamanı tahmin etme yeteneği, şiddetli psikiyatrik bozukluklar, beyin patolojisi veya farmakolojik zorluklara sahip bireylerde değişebilmekle birlikte, çoğu birey için sağlam bir işlevdir. Zaman aralıklarını tahmin etmek; çeşitli alanlarda tahminler yapmak ve motor kontrolü iyi bir şekilde sağlayabilmek açısından adaptiftir. Evrimsel perspektiften baktığımızda, saniye-dakika aralığındaki zaman tahminleri, bir kişinin çevresi hakkında, örneğin yırtıcıların veya avların ortaya çıkışı hakkında tahminlerde bulunmak için önemlidir. Milisaniye zaman tahminleri ise motor kontrol, çalışma belleği ve dil işlemenin yürütülebilmesi gibi bilişsel işlemlerin hızlı ve sağlam şekilde sıralanabilmesi ve kullanılması için önemlidir.

Yapılan çalışmalarda, şizofreni hastalarında, sağlıklı bireylere göre zamanı ayırt edebilme hızında bir azalma olduğu görülmüş ve bunun üzerine yapılan çalışmalarda prosedürel öğrenme ve zamanlamaya ilişkin farklılıklara şizofrenide kortiko-striatal ve kortiko-serebellar disfonksiyonun aracılık ettiğini ortaya koymuştur.


[ Şizofrenide işlevsiz olan prosedürel öğrenmenin zamanlama ve motor kontrol bileşenlerinde yer aldığı düşünülen kortiko-striatal ve kortiko-serebellar devrelerin bir diyagramı. Renkli çizgiler, çeşitli alanlara uyarıcı girdiyi temsil eder. Kesikli çizgiler ve siyah çizgiler, alanlara engelleyici girdiyi temsil eder. ]



Son zamanlarda, "iç saat" tarafından çözülen sürelerin tamamını hesaba katmak için, iki paralel sistemin gerekli olduğu bütünleyici bir zamanlama ve zaman algısı modeli önerilmiştir. Bu model, milisaniye aralığında zamanlama için aşağıdan yukarıya (bkz; bottom-up) bir sistem (motor koordinasyon için önemli kabul edilip beyincik tarafından hesaplanır) ve saniye ila dakika aralığında zamanlama için yukarıdan aşağıya (bkz; top-down) bir sistem (zamansal tahmin için önemli kabul edilip, yerel olarak veya beyincik tarafından oluşturulan daha küçük aralıkları birleştirebilen frontal-striatal devreler tarafından hesaplanır) içerir. Bu modeli değerlendirmek için Santamaria (2002), milisaniye zamanlama sistemini temsil eden bir nöral serebellar aktivite ağını simüle etmiştir. Ortaya çıkan sonuç, frontal-striatal devrelerin, süreleri orantılı bir şekilde yeniden ölçeklendirebildiği ve beyincik tarafından üretilen hata farklılıklarını telafi edebildiği şeklinde olmuştur.


Zamanlama ve zaman algısının nöropsikolojisinin klasik bir vaka çalışması olan, ameliyattan sonra ciddi bir hafıza kaybıyla sonuçlanan bilateral medial temporal lob (MTL) rezeksiyonu geçiren H.M.’in incelenmesi sonucunda; hipokampus ve diğer temporal lob yapılarının kısa süreli bellekte görev talimatlarının korunmasında rol oynadığı ve saat okumalarının normal temporal lob işlevinin yokluğunda muhafaza edildiği bulunmuştur. MTL rezeksiyonunun zamanlama ve zaman algısı üzerindeki etkilerinde hemisferik asimetrilerin gözlemlenmesi, zamansal işlemenin lateralizasyonuna olan ilgiyi yenilemiştir. Örneğin, doğru MTL rezeksiyonları olan hastalar, zamanlama yeteneklerinin kesinliğinde, geriye dönük sürenin olduğundan az tahmin edilmesiyle ve ileriye dönük zamanlamanın doğruluğunda çok az değişiklik olması veya hiç değişiklik olmamasıyla ilişkili bozukluklar sergiler. Bunun tersine, sol MTL rezeksiyonlu hastaların, zamanlama yeteneklerinin kesinliğinde bozulma veya iyileşme göstermediği, geriye dönük zaman yargılarında eksik tahminleri düzeltme yeteneğinin yanı sıra sürekli bir aşırı tahmin / ileriye dönük eksik üretim gösterdiği gösterilmiştir.

[Nörotransmiter sistemlerinin ve kortiko-striatal / hipokampal devrenin ana hatları, saniye-dakika aralığında zamanlama ve zaman algısına aracılık etmektedir]



Aralık zamanlamasının nörofarmakolojik temelinin ilgi çekici bir örneği, dikkat eksikliği bozukluğu (ADD) teşhisi konmuş yetişkin bir katılımcıdan elde edilen sonuçlarla gösterilmiştir. Bir pik aralık prosedürü (bkz: peak-interval procedure) gerçekleştirirken bu hastanın 7 ve 17 saniyelik sinyal sürelerinin yeniden üretilmesi Figür 3'te gösterilmektedir. Sonuçlar, denemeler arası aralık (ITI) geri besleme etkilerinin ve ADD hastalarına nikotin ve metilfenidat gibi ilaçlar tarafından sağlanan farmakolojik uyarım türlerinin denkliğini göstermektedir.Bu bulgular ayrıca, dikkat eksikliklerinin davranışsal (ITI geribildirimi) veya farmakolojik yollarla üretilmiş olup olmadıklarına bakılmaksızın, sinyal sürelerinin eksik tahmin edilmesine yol açabileceği önerisini desteklemektedir.



[İki deneme arası aralık (ITI) geribildirim koşulu (% 25 ve 100) altında iki kriter zamanında (7 ve 17 sn) eğitilen dikkat eksikliği bozukluğu (ADD) teşhisi konan tek bir yetişkin katılımcı (ALB) için sinyal süresinin bir işlevi pik aralık prosedüründe maksimum yanıt oranı yüzdesi olarak çizilmiştir. ]

Nöral sistemlerdeki aralık zamanlamasını destekleyen değişikliklerin bilişsel işlev bozukluğuna nasıl katkıda bulunduğu hakkında öğrenilecek çok şey olmakla birlikte;bu yazıda çeşitli denek popülasyonlarından sunulan nöropsikolojik kanıtlar, kortikal devrelerin bazal ganglionlar, serebellum ve hipokampus ile entegrasyonunu, zamansal biliş ve motor beceri öğrenimini çok çeşitli uyaran bağlamları ve zaman ölçekleri karşısında desteklenmesini içermektedir.




Görsel Kaynakça

Meck, W. H. (2005). Figure 1.( Online Image). Brain and Cognition. https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S027826260400274X


Kaynakça

Meck, W. H. (2005). Neuropsychology of timing and time perception. Brain and cognition, 58(1), 1-8. doi:10.1016/j.bandc.2004.09.004


65 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör