Brain Dynamics Lab @MEF

  • Büşra Temur

Sosyal Uyumun Nörobilimi

İnsanlar topluluklar halinde yaşayan sosyal varlıklardır. Topluluklar halinde yaşamayı kolaylaştıran şey ise o topluluğun belirli kurallarının olmasıdır. Sosyal uyum (bkz; social conformity) bireyin davranışlarını, düşüncelerini içinde bulunduğu topluluğun kurallarına göre şekillendirmesi ve topluma uyum sağlaması durumdur. Örneğin, topluluk içerisinde toplum tarafından onaylanacak şekilde davranmak bir sosyal uyum göstergesidir. Sosyal psikologlar tarafından uzun yıllardır çalışan konulardan olan sosyal uyum bir grup tarafından dışlanmamak için ya da bir gruba kendini kabul ettirmek ve o gruptan onay almak için yapılan eylemleri kapsar. Bu yazıda, sosyal uyumda rol oynayan beynin çeşitli bölümlerine ve bu konu yapılmış ünlü bir psikoloji deneyine değinilmiştir.


Sosyal uyum denildiğinde akla gelen en önemli deney Solomon Asch tarafından 1950lili yıllarda yapılan uyum deneyidir. Bu deneyde, bir grup katılımcıya (içlerinde çalışmanın amacından haberdar olan katılımcılar- confederate/ suç ortağı da bulunan) çeşitli çizgiler gösterilir ve ilk gösterilen çizgiye eşit olan çizgiyi belirtmeleri istenir. Herkes sırayla cevaplarını belirtir. Ancak bir süre sonra deney hakkında fikir sahibi olanlar yanlış cevaplar vermeye başlar ve esas katılımcının diğer katılımcılara uyum sağlayıp sağlamadığına bakılır. Bir süre sonra esas katılımcı, deney hakkında fikir sahibi olan -suç ortağı- katılımcılarla aynı cevabı vermeye başlar. Yani, gruptaki insanlar yanlış cevaplar vermiş olsalar bile, katılımcı onlara uyum sağlar.


Aşağıdaki linklerden Asch'ın deneyine ve sosyal uyumla alakalı bir sosyal deneye ulaşabilirsiniz;


https://www.youtube.com/watch?v=exe9QKjIdnY

https://www.youtube.com/watch?v=o8BkzvP19v4


Teknolojinin de gelişmesiyle birlikte, bu durumun nöral mekanizması yavaş yavaş keşfedilmeye başlanmıştır.


Klucharev ve arkadaşları (2009) tarafından yüzlerin çekiciliği üzerine yapılmıştır olan çalışma, sosyal uyumun nörobilimi açısından önemlidir. Bu deneyde, araştırmacılar katılımcılara çeşitli yüzler göstermişler ve gösterilen bu yüzlerin çekiciliklerini oylamalarını istemişler (bkz; 1-8 arası, 1: çekici değil, 8: çok çekici). Sonrasında ise, katılımcılara gruplarındaki diğer katılımcıların aynı yüzleri nasıl oyladıkları gösterilmiş ve fMRI yardımıyla beyinlerindeki aktivasyon ölçülmüş.





Çalışmada, katılımcıların oyları, gruplarındaki kişilerle uyuşmadığında beyinlerinin özellikle pMFC (bkz; posterior medial frontal korteks), insula, paracingulate bölge ve ventral striatum bölgelerinde yüksek aktivite gözlemlenirken, nACC (bkz; nucleus accumbens) adlı yapıda deaktivasyon gözlemlenmiştir. Katılımcıların oylamaları grupla uyuştuğunda ise tam tersi bir durum gözlemlenmiştir. Araştırmacılar bu süreci şöyle açıklamışlardır; öncelikle katılımcı kendisiyle grubun oylaması uyuşmadığı durumda, ventral striatum ve paracingulate bölge aktif olarak bu durumu belirliyor (bkz; error detection), bu bölgeler sonrasında aynı pekiştirmeli öğrenme sürecindeki hata/ceza sinyallerine benzer sinyaller üretiyor ve pMFC adlı yapıyı uyarıyor, bu yapı da katılımcıların tercihlerinde çeşitli davranışsal ayarlamalar (bkz; behavioral adjustment) yapıyor. Özellikle, bu bölgedeki aktivasyonun genliği/şiddeti (bkz; amplitude) ne kadar büyükse katılımcıların tercihlerinde ayarlamalar yapması ihtimali de o kadar artıyor.


Araştırmacılara göre, sosyal uyum süreci, pekiştirmeli öğrenme (bkz; reinforcement learning) ile aynı nöral mekanizmaları aktif ediyor ve birçok açıdan benzerlikleri bulunuyor. Pekiştirmeli öğrenme süreci, kişilerin en yüksek ödüle ulaşması için hangi davranışları yapmaları ve hangi davranışlardan kaçınmaları ile ilgilenen bir süreçtir. Araştırmacılara göre, sosyal normlar kişiyi cezalandırabilir ya da ödüllendirebilir ve insanlar tarafından uygun ya da uygun olmayan davranışlar için pekiştirme aracı olarak görülebilir. Yani, sosyal normlarla çatışan/uyuşmayan görüşler birer hata/ ceza olarak görülür ve pMFC ve insula adlı hata denetleme, istenmeyen sonuçlar gibi olaylarda aktif olan yapıları aktif ederken, sosyal normlarla uyuşan görüşler bir ödül olarak gözlemlenir ve nACC adlı ödül sisteminde önemli rol oynayan yapıyı aktif eder.





İzuma ve Adolps (2013) ise, sosyal uyum süreçlerinde etkili olabilecek bir olay olan grup yanlılığı ve bu süreçlerin nöral mekanizmalarını incelemişler. 40 katılımcıdan oluşan bu çalışmada, katılımcılar öncelikle çeşitli tişörtleri beğenilerine göre oylamışlardır. Sonrasında ise, diğer kişilerin aynı tişörtü nasıl oyladıkları ekranda belirmiştir, daha sonra ise araştırmacılar, katılımcıların aynı tişörtü yeniden oylamalarını istemişlerdir. Tişörtleri yorumlayan diğer insanlar; katılımcıların en çok sevdiği grup olan Kaliforniya Teknik Üniversitesi- Caltech öğrencilerinden ve en sevmedikleri grup ise cinsel suçlularından oluşmaktadır. Çalışmaya göre, katılımcılar eğer tişörtü sevmedikleri grupla aynı yorumlarlarsa ya da sevdikleri insanlarla farklı yorumlarlarsa (hata/ uyuşmamazlık durumu), beyinlerinin mPFC adlı bölümü özellikle de dmPFC (bkz;dorsamedial prefrontal korteks) aktivasyonunu arttırıyor ve yeniden oylamada bu durum davranışsal ayarlamaya neden oluyor. Bu yapı, daha önceki çalışmalardan da bilindiği gibi, çevredeki değişimleri özellikle de negatif değişimleri saptayan (örn; çatışma, istenmeyen sonuçlar) bir yapı ve davranışsal değişimlere de yol açıyor. Ayrıca, eğer katılımcı sevilen grupla aynı şekilde oylayıp, sevilmeyen grupla farklı oyladıysa beyinlerinin striatal bölgelerinde aktivasyon görülüyor, bu da gösteriyor ki, sadece sevilen grupla aynı görüşte olmak ödül hissi yaratmıyor ayrıca sevilmeyen grupla farklı olmak da ödül hissi uyandırıyor. Bu deneyden 4 ay sonra, araştırmacılar katılımcıları yeniden laboratuvara çağırıp aynı tişörtleri yeniden oylamalarını istemiştir. Bu deneyin devamının amacı, katılımcıların 4 ay içerisinde nasıl oyladıklarını unuttukları bu tişörtleri, oylarken hala kendi gruplarının beğenisi doğrultusunda oy verip vermediklerini ölçmektir. Yani, sevdikleri ve sevmedikleri grupların oylamaları hakkındaki ufacık bir bilgi, tercihlerinde uzun süreli bir değişikliğe neden olup olmadığını anlamak için yapılmıştır. Deneyin sonucunda, katılımcılar yine aynı şekilde sevdikleri gruplarla aynı, sevmedikleri gruplarla farklı cevaplar verdiği gözlemleniyor. İzuma ve Adolps, dmPFC'teki aktivasyonun ve tercih değişikliğinin aylarca devam ettiğini belirtmişlerdir. Yani, sadece bir sosyal bir bilgi süreci uzun süreli tercih değişimine neden olabiliyor.



Görsel Kaynakça


https://www.matematiksel.org/solomon-asch-ve-konformizm-deneyi/

Accessed: 2020-08-30


Izuma, K., & Adolphs, R. (2013). Social manipulation of preference in the human brain. [djjital görsel]. Alıntıdır


Klucharev, V., Hytönen, K., Rijpkema, M., Smidts, A., & Fernández, G. (2009).

Reinforcement Learning Signal Predicts Social Conformity [djjital görsel]. Alıntıdır


Kaynakça


Izuma, K., & Adolphs, R. (2013). Social manipulation of preference in the human brain.

Neuron, 78(3), 563–573. https://doi.org/10.1016/j.neuron.2013.03.023


Klucharev, V., Hytönen, K., Rijpkema, M., Smidts, A., & Fernández, G. (2009).

Reinforcement Learning Signal Predicts Social Conformity. Neuron, 61(1), 140–151.

https://doi.org/10.1016/j.neuron.2008.11.027



53 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör