Brain Dynamics Lab @MEF

  • mugesengulll9

Sahte Anılar Oluşturmada Kültürün Etkisi

Epizodik bellek, bireylerin zihinsel olarak geçmişe doğru zaman yolculuğu yapmalarını ve başına gelenleri yeniden deneyimlemelerini sağlamaktadır fakat insan hafızası her zaman geçmişte olanların gerçek bir temsilini sağlamamaktadır. Yapılan bazı çalışmalarda, yakın zamansal yakınlıkta meydana gelen iki benzer olayın, nöronların üst üste binen engramlara (uyaranların beyinde bıraktığı iz) birlikte bölüştürülmesiyle anıları bağlamaya ve bütünleştirmeye hizmet ediyor olabileceği gösterilmiştir. Sahte anılar (bkz: false memory), görgü tanıklarının ifadesine gelince ciddi sonuçlar doğurabilir ve masum insanların mahkumiyetine yol açabilir. Küreselleşmeyle birlikte, çok kültürlü ülkelerdeki davalar gibi, çeşitli kültürel geçmişlere sahip tanıkların dahil olduğu yasal davalar arttığından, sahte anılar kavramının anlaşılmasının önemi artmaktadır.


Kültürün genel olarak biliş üzerinde büyük ölçüde etkisi olduğu bilinmektedir. Bellek konusunda yapılan önceki araştırmalar çoğunlukla kültürün insanların gerçek anılarını nasıl etkileyebileceğine odaklanılmıştır. Sunulan çalışmada ise; iyi kurulmuş bir sahte bellek paradigması olduğu ve diğer manipülasyonlarla (örneğin, kendine referans) kolayca birleştirilebildiği için “DRM paradigması” kullanılarak kültürler arası (Doğu Asya ve Avrupa) bir karşılaştırma yapmak amaçlanmıştır.


Sonuçlar, Batılıların odak nesnelere daha çok dikkat ettiği ve Doğu Asyalıların bağlamlara ve ilişkilere odaklandığına dair önceki bulgularla uyumlu bulunmuştur. Araştırmacılar, Avrupalı ​​katılımcıların kodlama sırasında merkezi DRM öğesine daha fazla dikkat ettikleri için, daha sonra çalışılan DRM öğeleri için daha iyi anılar elde ettiklerini düşünmüşlerdir. Diğer sonuçlar da, Doğu Asyalıların dikkatlerini hem odak nesnesine hem de bağlama dengeli bir şekilde atayarak, bilgiyi bütüncül bir şekilde işlediği görüşüyle ​​tutarlıdır. Avrupalı ​​katılımcılar odak nesnesine odaklanma eğiliminde olduklarından, öğe ve bağlamı birleştiren kodlama süreçlerinin bozulabileceği ve bunun da nispeten zayıf anılara yol açabileceği söylenmiştir. Birlikte ele alındığında, araştırmacılar bu sonuçların öğe ve kaynak bellek üzerindeki kültürel farklılıklar hakkında doğrudan kanıt sağladığı ve algıdaki kültürel farklılığı kısa süreli belleğe kadar genişlettiğini söylemektedirler.


Bu sonuçlar hafıza sistemimizin yapıcı doğasını ortaya koymuş ve hafızanın yapıcı sürecinin kültür tarafından nasıl şekillendirilebileceğini göstermiştir. Çalışma pratik çıkarımlarla ilişkilendirildiğinde; farklı kültürlerden görgü tanıklarının sahte hafızanın farklı yönlerine eğilimli olabileceği ve aynı olayın farklı yönlerini hatırlayabileceği öne sürülmektedir. Uluslararası suç ortamlarında çalışan hukukçular için, farklı kültürlerden tanıklarla görüşürken ve ilgili tanık raporlarını değerlendirirken, hafızanın kültür tarafından şekillendirilebileceğini ve farklı hafıza kurtarma stratejileri kullanmayı düşünebileceklerini akılda tutmaları gerekmektedir.


*DRM paradigması ve araştırmanın yöntemi hakkında daha detaylı bilgi için referanstaki makaleye göz atabilirsiniz.


Referans


Lau, J. M., Rashid, A. J., Jacob, A. D., Frankland, P. W., Schacter, D. L., & Josselyn, S. A. (2020). The role of neuronal excitability, allocation to an engram and memory linking in the behavioral generation of a false memory in mice. Neurobiology of learning and memory, 174, 107284.


Wang, J., Otgaar, H., Santtila, P., Shen, X., & Zhou, C. (2021). How culture shapes constructive false memory. Journal of Applied Research in Memory and Cognition.

41 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör