Brain Dynamics Lab @MEF

  • Asude Uçal

GÖZ TEMASI VE BEYİNDEKİ NÖRAL AKTİVİTE: BEBEĞİNİZLE SENKRONİZE OLMAK

Kişiler arası iletişim çoğu zaman sürekli alışveriş halinde olduğumuz sosyal ipuçlarını (bkz; social cues) da beraberinde getirir. Örneğin, birisinin vücudunu ve bakışlarını size doğru yöneltmesi, gözlerinize bakması az sonra sizinle iletişime geçileceğinin bir ipucudur. Özellikle bebekler ile konuşmanın, iletişime geçmenin, göz teması kurmanın önemini hepimiz biliyoruz. Peki bunların öneminin ne kadar farkındayız? Ebeveyn ve bebeğinin iletişimde göz teması halinde olması durumunda beyindeki sinirsel aktivitelerinin senkronize olduğunu biliyor muydunuz?


Cambridge Üniversitesi Dr. Victoria Leong önderliğinde yapılan bir araştırmaya göre, iletişim durumunda iken bebeğinizle göz göze gelmeniz beyindeki nöral aktivitelerinizi senkronize ediyor. Araştırmada iki deney ve her deneyde üç durum bulunuyor. İlk deneyde, araştırmacı doğrudan (bkz; direct), dolaylı (bkz; indirect), ve direkt-eğik (bkz; direct-oblique) şeklinde kameraya bakarken EEG (electroencephalogram) kullanılarak beynin nöral fonksiyonları kayıt altına alınıyor. Doğrudan bakış araştırmacının doğrudan kameraya (bebek ile göz teması) bakması, Dolaylı bakış araştırmacının bebeğe bakmaması, Direkt-eğik bakış ise araştırmacının kafasını 20 derece döndürmesi fakat hala bebek ile göz temasını koruması anlamına geliyor. Araştırmacıdan ve bebekten elde edilen EEG verileri, Teta (3-6 Hz) ve Alfa (6-9 Hz) bantları içerisinde analiz ediliyor. Bu kayıt sonrasında, bebek laboratuvar ortamında kayıtlı videoyu izlerken EEG ile eş zamanlı olarak nöral aktivitesi ölçülüyor. Buna tek yönlü (bkz; unidirectional) bağlantı adı veriliyor çünkü sonuçlara göre birinci deneyde yalnızca bebeğin nöral aktivitesi araştırmacıya göre değişiyor. Araştırmacının EEG verileri önceden kayıt altına alındığı için bebek ile olan iletişimden dolayı nöral aktivitede bir farklılık söz konusu olmuyor. Yani araştırmacı bebeği etkiliyor fakat bebek araştırmacıyı etkileyemiyor.


Leong et al. (2017). Speaker gaze increases information coupling between infant and adult brains. [Dijital görsel]. Alıntıdır https://doi.org/10.1073/pnas.1702493114


İkinci deneyde, araştırmacı ve bebek canlı iletişim durumundalar. Buradaki amaç, bebek ve araştırmacı iletişim haline girdiklerinde iki tarafın da EEG kayıtlarında bir senkronizasyon aktivitesi gözlemleyebilmek. Tabii ki sonuçları analiz etmek için iletişim sırasında eş zamanlı olarak iki tarafın da EEG kayıtları alınıyor. Buna iki yönlü (bkz; bidirectional) bağlantı adı veriliyor çünkü bu canlı görüşme sırasında bebek ve araştırmacı birbirlerini etkiliyorlar, böylece beyin aktiviteleri birbirlerine göre değişiyor. Bahsedilen bu üç duruma (doğrudan, dolaylı, doğrudan-eğik) göre bakıldığında ise en fazla senkronizasyonun doğrudan bakış durumunda sağlandığı bulunuyor. Yani bebeğinizle en senkronize olduğunuz zaman göz göze gelip bir şeyler paylaştığınız zaman.


Deney sırasında ölçülen bir başka unsur ise bebeğin araştırmacı ile iletişime geçmek adına çıkardığı sesler. Birinci deneyde (video), bebeğin çıkardığı ses sayısının üç bakış durumunda da anlamlı bir farklılık göstermediği bulunuyor. Yani birinci deneyde bebek ve araştırmacının senkronizasyonunun az olmasının yanı sıra, bebekte iletişime geçmek için ses çıkarma girişimi de görünmüyor. İkinci deneyde (canlı görüşme) ise özellikle doğrudan bakış durumunda, bebeğin karşısındaki ile iletişime geçmek için çıkardığı seslerin sayısının diğer bakış durumlarına göre çok daha yüksek olduğu gözlemleniyor. Sonuç olarak, iki deneyin de doğrudan bakış durumunda kişiler arası nöral senkronizasyonun Teta ve Alfa frekans bantlarında çok daha fazla meydana geldiği bulunuyor.


Araştırma sırasında beklenmeyen bir buluş da gün yüzüne çıkıyor. Araştırmacıların hipotezi doğrudan ve doğrudan-eğik bakışın aynı etkiyi yaratacağı yönünde olsa da toplanan veriler başka bir sonuç doğuruyor. Doğrudan-eğik bakış durumunda Alfa nöral senkronizasyonunun doğrudan bakış durumuna göre daha fazla olduğu bulunuyor. Araştırmacılar bu buluşa kesin bir tanım yapamasalar da bu durumun en iyi “kasıt” terimi ile açıklanabileceğini düşünüyorlar. Araştırmacının yüzünün ve vücudunun başka yöne dönük olmasına rağmen kasıtlı bir şekilde hala gözlerini bebekte tutması, bebeğin perspektifinden sosyal bir ipucu olarak algılanıyor. Bu da kişiler arası iletişimlerde bu sosyal ipuçlarından en kasıtlı olarak algılananın en çok bağlantıyı oluşturduğunu ortaya koyuyor.


Sonuç olarak bu çalışma göz teması, vücut dili, ses tonu, mimikler gibi önemli sosyal ipuçların alışverişini kişiler arası senkronizasyonun olmazsa olmazları olarak nitelendiriyor. Bu sosyal ipuçları, bebeğiniz ile aynı nöral hizaya gelip, iletişim ve öğrenmenin optimal olduğu ortak bir ağ oluşturmanızı sağlıyor.



Kaynakça


Leong, V., Byrne, E., Clackson, K., Georgieva, S., Lam, S., & Wass, S. (2017).

Speaker gaze increases information coupling between infant and adult brains.

Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America,

114(50), 13290-13295. DOI: https://doi.org/10.1073/pnas.1702493114


108 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör