Brain Dynamics Lab @MEF

  • Asude Uçal

Empati Kontrol Edilebilir Mi?

Bir duyguyu deneyimleyen başka bir kişiyi gözlemlemenin kendi eylemlerimiz, hislerimiz ve duygularımızla ilişkili beyin bölgelerini tetiklediği iyi bilinmektedir. Literatürde empatiyi ölçmek için kullanılan çeşitli araştırma dizaynları olsa da, Jimenez et al. (2020) empatinin kontrol edilebilir bir durum olup olmadığını ortaya koymak için katılımcıların belirli film sahneleri üzerinden derecelendirme yapmasını uygun bulmuştur.


Psikoloji literatüründeki çoğu nörobilim çalışması duygularımızı kontrol edebilmemizin yanı sıra afektif empatinin (duygusal empati) kontrolünde anlamlı derecede seçici olduğumuzu göstermektedir. Öyle ki, bu çalışmalar bizlerin empatiyi bize yararı olabileceği durumlarda daha çok kurduğumuzu, bizlere zararlı olabileceğini düşündüğümüz durumlarda ise daha az kurduğumuzu savunmuştur. Jimenez et al. (2020) çalışması, bu bilgilerin ışığında bizlerin duyguları başkalarına atfetmek için kullandığımız mekanizmaları gönüllü olarak değiştirip değiştiremeyeceğimizi ve bu değişiklikleri beynin hangi bölümlerinde gözlemleyebileceğimizi araştırmıştır. Bu araştırmanın detaylarını yazının devamında bulabilirsiniz.


Araştırmacılar, gündelik hayatta kurduğumuz empatik ilişkilerin aksine bir film sahnesi başına duygu derecelendirmesi yapmanın beyin aktivitesini şüphesiz değiştireceğini düşündükleri için katılımcıları üç koşulda değerlendirmişlerdir. Empatik seansta (bkz; empathic session), katılımcılardan belirli filmlerden alınmış video klipler izlemeleri ve verilen yönergeler ışığında ana karakterin hislerini şefkatli ve samimi bir perspektifle derecelendirirken aktif olarak da empati kurmaları istenmiştir. Kopukluk seansında (bkz; detached session) katılımcılardan aynı şekilde belirli filmlerden alınmış video klipler izlemeleri ve verilen yönergeler ışığında ana karakterin hislerini kopuk ve objektif bir perspektifle derecelendirip empati kurmamaya özen göstermeleri istenmiştir. Üçüncü seansta ise (bkz; own session) katılımcılardan izledikleri film sahnelerine karşı kendi duygularını derecelendirmeleri istenmiştir. Fakat bu koşul, katılımcıların kendilerini hangi rolde düşündükleri bilgisi alınmadığı için (baş rol olarak, dışarıdan bakan bir göz olarak vb.) ve katılımcıların hislerinin film tarafından manipüle edilmesi dolayısıyla çalışmadan araştırmacılar tarafından çıkarılmıştır.


Katılımcıların seçilmiş film sahnelerini izlerken bulundukları bu iki koşul (ana karakterin duygularını derecelendirirken empati kurmak veya kopuk bir bakış açısıyla derecelendirme yapmak) bazı bulgular ortaya koymuştur. İlk bulgu, katılımcıların ana karakterin duygularını derecelendirmekte tutarlı olduklarını göstermiştir. Bulunan bu yüksek tutarlılık seviyesi, katılımcılara izletilmiş olan film sahnelerinin duyguları net bir şekilde tasvir etmek adına seçildiği düşünüldüğünde beklenir bir sonuç olsa da, bu bulgu katılımcıların izledikleri karakterin duygularına dikkat ettiklerini destekleyerek ortaya koymuştur. İkinci bir bulgu, empatik koşulda yer alan katılımcıların yaptıkları derecelendirmelerde diğer koşulda yer alan katılımcılardan ayrıldığını göstermiştir. Öyle ki, empati kurması beklenen katılımcıların izledikleri karakterin hisleriyle orantılı olarak enerjisi yüksek sahneleri daha pozitif, enerjisi düşük sahneleri ise daha negatif algıladıklarını ortaya koymuştur. Bu bulgu, empatinin gönüllü (bireyin bilinçli iradesi dahilinde) kontrolünün başkalarının duygularının algılanmasında bir etkisi olduğunu göstermiştir.


Son olarak, katılımcılardan empati kurmaları istendiğinde, beyinlerindeki limbik (singulat ve putamen dahil olmak üzere) ve somatomotor (premotor, SI ve SII) bölgelerinin aktivitelerinde kopukluk koşuluna göre film sahnelerini izlerken daha fazla senkronizasyon olduğu gözlemlenmiştir. Bu artmış senkronizasyon, singulat dahilinde birinci elden hissedilen acı ve başkalarının acı çekmesine tanıklık hisleri ile bağlantılıdır. Bu bulgu, katılımcıların başkalarının acılarının kendi içlerinde ne kadar temsil edileceğini gönüllü olarak belirleyebilecekleri fikrini desteklemiştir. Putamen dahilinde aktivasyon ise birinci elden hissedilen başarı ve başkalarının hissettiği başarıya tanıklık etmek ile bağlantılıdır. Bu aktivasyon da empatik koşulda yer alan katılımcıların izledikleri ana karakterlerin başarılarını kendi başarıları ile ilişkilendirdikleri fikrini desteklemiştir.


Bu bulgular psikoloji literatürü ile aynı ışıkta ilerleyip empatinin kasıtlı olarak yönlendirilebilir bir süreç olduğunu ortaya koymuştur.


Kaynakça


Borja Jimenez, K. C., Abdelgabar, A. R., De Angelis, L., McKay, L. S., Keysers, C., & Gazzola, V. (2020). Changes in brain activity following the voluntary control of empathy. NeuroImage, 216, 116529. https://doi.org/10.1016/j.neuroimage.2020.116529.

39 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

NEURALINK