Brain Dynamics Lab @MEF

  • Büşra Temur

Düşünce ve Davranışlardaki Zıtlık Durumu: Bilişsel Çelişki (Cognitive Dissonance)

İnsanlar çevrelerindeki çeşitli fikirlerden etkilenirler ve kendilerine özgü bir takım tutumlar, inanışlar, düşünceler benimserler. İnsanların davranışları da bu tutumlara göre şekillenmektedir. Çünkü insanlar davranışları ve tutumları arasında bir uyum aramaktadır, bu durum insanların zihinsel olarak sağlıklı ve mutlu olmasını sağlar. Ancak, insanların tutumları, düşünceleri ve davranışları arasında uyumsuzluk olduğu zamanlar olabilir. İnsanların bilişsel süreçleri arasında çelişki olduğu durumlarda oluşan zihinsel rahatsız hissine "Bilişsel Çelişki" (bkz; cognitive dissonance) denir. Festinger tarafından 1957 yılında ortaya atılan Bilişsel Çelişki Kuramına (bkz; Cognitive Dissonance Teorem) göre, bu tutarsızlık durumunun şiddeti, bireyi rahatsız edecek boyutta ise onun davranış ya da düşünce şeklini değiştirmesine neden olur. Buna Türkçe'de en güzel örnek "Kedi uzamadığı ciğere murdar dermiş" sözüdür. Mecazı anlamda kullanılan bu söz, kişinin normalde çok sevdiği bir şeye erişemediği bir durumda, düşünce yapısını değiştirip o istediği şeyi aşağılamasıdır. Buna benzer başka bir durum ise uzun yıllar önce Ezop Masalları'na da konu olmuştur. Masalın adı Tilki ve Üzümler'dir. Masalda, çok acıkmış bir tilki, yolda bir üzüm bağına rastlar, çok lezzetli görünen bu üzümlerden almak için üzüm bağına uzanmaya çalışır, ve var gücüyle zıplar. Ancak, bütün çabalarına rağmen dala ulaşamaz, sonrasında ise tilki "Ne fark eder ki zaten bunların hepsi ekşidir." der (Izuma ve diğerleri, 2010). Bu masalda da olduğu gibi, insanların düşünceleri ve davranışları arasında çelişki yaratacak bir durum olduğunda, insanlar bu çelişkiyi azaltmak için düşünce yapılarını ya da davranış biçimlerini değiştirirler. Ayrıca, bu çelişkiyi arttıracak her bilgiden kaçınırlar. Uzun yıllardır sosyal psikologlardan tarafından çalışan bilişsel çelişki deneyleri sonucunda, sadece insanlar değil çeşitli canlılar (bkz; güvercin, maymun) da bilişsel çelişki süreçlerini işleyebiliyorlar. Peki, birçok canlının sergilediği bilişsel çelişki süreçlerinin nöral mekanizması nedir? Bilişsel çelişki araştırma laboratuvarlarında nasıl ölçülür? Bu yazıda bu konulara değinilmiştir.


Bilişsel Çelişki durumunu laboratuvar ortamında incelerken araştırmacılar yaygın olarak "özgür seçim paradigması" (bkz; free choice paradigm) adlı deney biçimini kullanılır. Bu deneyde, katılımcıların eşit seviyede tercih edebileceği 2 ürün katılımcılara gösterilir ve aralarında tercih yapmaları istenir. Katılımcıların tercihlerinden sonra seçtikleri ürün hakkındaki beğenileri artarken,seçmedikleri ürün hakkında yaptıkları pozitif değerlendirmelerinde azalmalar gözükür. Örneğin, araştırmacılar katılımcılardan hamburger ve pizza arasında seçim yapmasını isterler. 2 ürün de fastfood zincirinin önemli parçalarındandır ve araştırmacılar insanların bu iki ürünü de eşit tercih ettiğini düşünmektedir. Ancak, hamburgeri seçen katılımcıların, hamburger hakkındaki pozitif değerlendirmelerinde artışlar gözlemlenirken, pizza hakkındaki olumlu görüşleri azalmaktadır. İlk başta eşit seviyede değerli olan bu ürünlerin, sonrasında seçilmeyen ürünün değerinin azımsanması durumu bilişsel çelişkiyi çağrıştırmaktadır.


İzuma ve arkadaşları tarafından (2010) yapılan bir deney, bilişsel çelişki sürecinde aktif rol oynayan çeşitli beyin bölümlerini ortaya çıkartmıştır. 20 katılımcıdan oluşan bu deneyde, fMRI yardımıyla bilişsel çelişkiyle alakalı olabilecek beyin bölümlerini incelenmiştir. Deney 4 farklı bölümden meydana gelmiştir ve katılımcılar ilk 3 partta fMRI cihazının içinde tercihlerini yapmaktadırlar. Deneyin ilk bölümünün adı "Tercih Görevi 1" (bkz; preference task 1)'dır. Bu bölümde, araştırmacılar katılımcılardan ekranda gösterilen yiyecekleri 8'li Likert ölçeği kullanarak oylamalarını istemiştir. Deneyin 2.bölümünün adı "Seçim Görevi"' (bkz; choice task) dir. Seçim görevinde, 2 farklı durum mevcuttur; kişisel deneme (bkz; self-trial) ve bilgisayar denemesi (bkz: computer trial). Kişisel deneme görevi sırasında, katılımcıların ekranlarında 2 farklı ürün belirlenir. Bu ürünlerin yarısında, eşit değerde tercih edilebilecek ürünlere yer verilir ve bu duruma "kişisel zor" (bkz; Self Difficult, örn; pizza/ hamburger) denir, diğer yarısında ise tercih edilen ve daha az tercih edilen ürünlere (bkz; çikolata ve sakız gibi) yer verilir. Katılımcılardan ekranda gördükleri ikililerden birini tercih etmeleri istenir. Bilgisayar denemesi sırasında ise, katılımcılardan bilgisayarın kare içine aldığı yiyecekleri buton yardımıyla seçmeleri istenir. Deneyin 3.bölümünün adı "Tercih Görevi 2" dir. Bu görevde, katılımcılara seçim deneyinde olduğu gibi 2 ürün arasında tercih yapmaları istenmiştir ancak seçim deneyinden farklı olarak katılımcıların seçim deneyi sırasında yaptıkları tercihleri de ekranda gösterilmiştir. Yani, seçim deneyinde katılımcı eğer hamburger seçmişse tercih görevi 2 de ekranda "önceden hamburger seçmiştin" diye bir bildirim belirmiştir. fMRI cihazındaki deneylerden sonra, "Deney Sonrası Seçim Görevi" (bkz; PostEx Choice Task) yapılmış ve katılımcılara bilgisayar denemesi sırasında (katılımcıların kendilerinin seçmediği, bilgisayarın gösterdiği ürünü buton yardımıyla işaretledikleri durum) gördükleri ürünleri kendilerine göre tercih etmeleri istenmiştir. Deney sonrası seçim deneyi ve bilgisayar denemesi kısımlarının bu deneye eklenmesinin nedeni, klasik "özgür seçim paradigması" adlı deney prosedürünün bilişsel çelişki sürecinden ziyade kişisel tercih ölçtüğü ve bilişsel çelişki hakkında kesin bilgi vermediği üzerine çıkan tartışmalardır (Chen ve Risen, 2010).


Araştırmacıların deney sırasında beynin çeşitli bölümlerinde aktivasyonlar gözlemlemişlerdir. Özellikle striatal bölgede (bkz; içinde nucleus accumbens de bulunan bölge) aktivasyon görmüşlerdir. Hatta, bu bölgedeki aktivasyon ön taraftan arkaya kadar uzanmaktadır (bkz; anterior to posterior). Özellikle de anterior ventral striatum adlı bölgedeki aktivasyonun kişisel tercihle alakalı olduğu düşünülmektedir. Striatum adlı yapı, ödül mekanizmasında görev yapan önemli bölgelerden olan nACC (bkz; nucleus accumbens)'i de içine alan bir bölgedir ve insanlar sevdikleri ürünleri tercih ederken (bkz; onlara ödül gibi geliyor olabilir) bu bölgede aktivasyon gözlemlenmiştir.





Bilişsel çelişki sürecini gözlemlendiği deney evresi Tercih Görevi 2'dir (katılımcıların önceden yaptığı tercihler hakkındaki bilgilerin ekranda belirdiği görev). Mesela, seçim görevinde hamburgeri seçmiş olan katılımcı, normalde tercih görevi 2 de pizzayı seçecekken ekranda "sen önceden hamburgeri seçmiştin" gibi bir bildirim görmesi, katılımcıyı çelişkiye sokmaktadır. Benimsediği düşüncesi ve davranışı arasında bir tutarsızlık ortaya çıkaraktır. Bilişsel çelişki yaşayan katılımcıların beyinlerindeki aktivitelere baktıklarında özellikle dACC (bkz; dorsal anterior cingulate cortex) adlı bölgede aktivasyon gözlemlenmiştir. Önceki çalışmalarda dACC adlı bölgenin bilişsel çelişki süreçlerine katıldığı belirtilmiştir (Jones, 2008), bu araştırmanın sonucu ise bu hipotezi genişleterek, bu bölgedeki aktivasyon, bilişsel çelişkinin derecesini belirtiyor denmiştir. Araştırmacılar, Tercih Görevi 2'nin sonucunun katılımcıların yaptıkları ilk tercihleri (Tercih Görevi 1) ve seçimleri ( Seçim Görevi) arasındaki uyuşmazlığı bağlı olduğunu belirttiler, dACC'teki aktivasyon ve bilişsel çelişkinin şiddeti, Festinger'in de bahsettiği gibi, tercih ve seçim arasındaki uyuşmazlığı bağlı olarak değişmektedir görüşünü kanıtlar niteliktedir. Ayrıca, çelişkiyle alakalı aktivasyonlara bakıldığında özellikle dlPFC adlı yapıda fark edilir bir aktive gözlemlenmektedir. Araştırmacılar, bu durumu dlPFC adlı yapının, çatışma/uyuşmazlık durumlarında davranışlarda ayarlamalar yapmada rol oynayan bir yapı olmasıyla açıklamaktadırlar. Deneyde özellikle sol dlPFC adlı yapıda bilişsel çelişki çözümlenirken aktivasyon gözlemlenmiştir. Yani, bu bölgenin çelişkiyi denetlemekten çok çelişkiyi çözümlemek (bkz; conflict resolution) için önemli olduğunu göstermektedir. Araştırmacılara göre, dACC ve dlPFC adlı bölgeler Striatal bölgedeki değer sinyallerinin modüle edilmesinde rol oynamaktadır.



Görsel Kaynakça


Izuma K, Matsumoto M, Murayama K, Samejima K, Sadato N, Matsumoto K. Neural

correlates of cognitive dissonance and choice-induced preference change.[djjital görsel]. Alıntıdır


Kaynakça

Chen, M. K., & Risen, J. L. (2010). How choice affects and reflects preferences: Revisiting the

free-choice paradigm. Journal of Personality and Social Psychology, 99(4), 573–594.

https://doi.org/10.1037/a0020217


Harmon-Jones E, Harmon-Jones C (2008) Action-based model of dissonance: A review

of behavioral, anterior cingulate, and prefrontal cortical mechanisms. Soc Pers Psychol

Compass 2:1518–1538.


Izuma K, Matsumoto M, Murayama K, Samejima K, Sadato N, Matsumoto K. Neural

correlates of cognitive dissonance and choice-induced preference change. Proc Natl

Acad Sci U S A. 2010;107(51):22014-22019. doi:10.1073/pnas.1011879108

97 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör