Brain Dynamics Lab @MEF

  • Büşra Temur

Biz vs Onlar: Sosyal Kimliğin Nöral Tepkiler Üzerindeki Etkisi

On binlerce yıldır gruplar halinde yaşayan insanlar varlıklarını sürdürmek için bulundukları gruba aidiyet hissi geliştirmektedirler. Bir gruba geliştirilen aidiyet zamanla o kişinin sosyal kimliğini (bkz; social identity) oluşturmaktadır. "Sosyal kimlik, kişinin sosyal bir gruba ya da gruplara üyeliğine dair bilgi, aidiyet, saygı görme ve temsil edilme gibi ihtiyaçlarını karşılamak ve gruba yüklediği değer ve duygusal anlamlılık olarak ifade edilmiştir" (Tajfel, 1978, akt, Aktaş & Ertaş, 2017). Bütün insanlar içinde bulundukları gruplara göre çeşitli sosyal kimliklere sahiptir ve sahip oldukları kimlikler aracılığıyla kendilerini tanımlamaktadırlar. Sosyal kimliğin ne kadar bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için yararları olsa da sosyal kimlik sahibi olmak aslında karşıt sosyal kimlikteki bireyleri kendinden ayırmaya neden olmaktadır. Sosyal kimlik, aynı grup içerisindeki insanları "biz" karşıt grubu ise "onlar" olarak tanımlamaya neden olur. Bize karşı onlar (bkz; us vs them) sınıflandırılması özellikle gruplar arası rekabet durumlarında (bkz; intergroup competition) daha da belirgin hale gelmektedir. Türkiye'den bir örnek verecek olursak; Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinde, taraftarların sosyal kimliklerini ne kadar belirgin hale getirdiklerini (örneğin; forma giymek, atkı takmak, tezahürat yapmak vb.) ve karşıt grupları da kendilerinden ayırdıkları gözlemlenmektedir. Çeşitli sosyal psikologlar, gruplar arası rekabet sırasında karşıt gruba karşı saldırganlık ve zarar verme davranışının da artacağını belirtmektedirler. Nitekim, derbi sırasında karşıt gruplar arasında da saldırganlık davranışı gözlemlenmektedir. İnsanlar, kendilerine herhangi bir maddi getirisi olmadığı durumlarda bile kendi grupları rekabeti kazandıklarında çok fazla sevinmektedir ancak karşı grup kazandığında bir o kadar üzüntü hissetmektedir. Ayrıca, insanlar sosyal kimliklerine o kadar bağlıdır ki, karşı grubun başına bir talihsizlik geldiğinde de sevinmektedir, bu duruma "Schadenfreude" denir. Peki, insanların duyu ve davranışlarını bu kadar etkileyen sosyal kimlik, nöral tepkileri nasıl etkilemektedir? Bu yazıda sosyal kimliğin nöral tepkilere etkisi üzerine durulmuştur.


Princeton Üniversitesi'nde sosyal psikolog ve sinir bilim uzmanı olan Mina Cikara ve arkadaşları, 2011 yılında sosyal kimliğin gruplar arası rekabet durumlarında nöral tepkilere etkilerini incelemek adına bir deney yaptılar. Bu deneyin odak noktası olarak Amerika'da çok popüler olan iki beyzbol takımını seçtiler; Yankees ve Red Sox. Katılımcıların bu iki takımdan biriyle kendini tanımlaması gerekiyordu ve bu yüzden deneye katılabilmek için katılımcıların;


1-) Takımlarda oynayan 3 ayrı takım oyuncusunun fotoğrafını doğru bir şekilde tanıması ve isimlendirmesi,

2-) Takımlardan 4 ayrı takım oyuncusunun oyundaki pozisyonlarını doğru bir şekilde bilmeleri,

3-) Favori takım hakkında neler hissediyorsun? sorusunu 10luk ölçekte (1- Aşığım, 10-Nefret Ediyorum) 1 ve 2 arasında cevaplandırmaları,

4-) Rakip takım hakkında neler hissediyorsun? sorusunu ise 8 ya da 9 oranında puanlaması gerekiyordu. Bütün kuralları sağlayan sadece 17 katılımcı vardı.


Araştırmacılar son sezon maçların katılımcıların tepkilerini etkileme ihtimaline karşı 2008-2009 sezonu maçların datalarını topladılar. Çalışmada bu maçlardan ve çeşitli pozisyonlardan aldıkları ekran görüntülerini kullanıldı. Bu ekran görüntüleriyle bir beyzbol topunun defanstaki topun atıcısından (bkz; pitcher) çıkıp takım ataktayken topa vuran kişiye (bkz; batter) doğru gitmesi ve batter (takımları ataktayken topa vuran kişi) tarafından vurulması animasyonlandırıldı. 4 farklı durum, 6 farklı oyunla canlandırıldı;


1-) Favori takımın rakip takımı yenmesi (kişisel pozitif değerlendirme)

2-) Rakip takımın favori takıma yenilmesi (kişisel pozitif değerlendirme)

3-) Favori takımın rakip takıma yenilmesi (kişisel negatif değerlendirme)

4-) Rakip takımın favori takımı yenmesi (kişisel negatif değerlendirme)

5-) Rakip takımın nötr takıma yenilmesi (saf Schadenfreude; favori takım oynamadığı halde rakip takımın yenilmesine sevinildiği durum)

6-) İki nötr takımın birbirlerini yendiği durumlar (Kontrol Durumu olarak konulmuş).


Bu sonuçlara neden olan oyun pozisyonları da durumlar içerisinde eşit olarak dağıtılmıştır.



Her oyundan sonra, katılımcıların bu oyunun kendilerini ne oranda kızgın hissettirdiği, acı verdiği ve zevk verdiğini 4lü ölçekte (1-hiç, 4-aşırı) şeklinde oylamaları istendi. Cihazın içerisindeki bir buton yardımıyla oylamalar yapıldı ve fMRI taramasından 2 hafta sonra katılımcılara online anket yollandı. Katılımların ankette çeşitli durumları derecelendirmeleri istendi. Bu durumlar, katılımcıların karşı grubun üyelerine karşı sergileyebileceği çeşitli agresif davranışlardan oluşuyordu. Durumlar şu ifadelerden oluşuyordu; karşı grubun üyelerini sıkıştırabilirim, kişisel olarak aşağılarım, onlara yiyecek ya da içecek fırlatırım, onları ittiririm, vurabilirim vb.


Deney sonucunda, katılımcılar favori takımları rakip takımı yendiğinde ya da rakip takım favori takımlarına yenildiğinde beyindeki "ventral striatum" adlı bölümün aktif olduğunu bulunmuştur. Bölgedeki aktivasyonu katılımcıların oyun sonunda hissettikleri duygularla ilişkilendirdiklerinde de bu beyin bölgesindeki aktivasyonun zevk duygusuyla alakalı olduğu bulunmuştur. Bazal Ganglionlar olarak bilinen ve çeşitli davranışları modüle eden çekirdekler bütünün parçası olan ventral striatum (alt striatum; üst (dorsal striatum) adlı yapının altında olduğu için bu ad verilmiştir), ödülle alakalı davranışlar ve ödül doğrulama davranışıyla ilişkilidir. Araştırmacılar, ventral striatumdaki aktiviteyi sadece favori takımları kazandıklarında gözlemlemediklerini ayrıca rakip takımın nötr takıma yenildiği durumlarda da (Schadenfreude) gözlemlediklerini belirtmişlerdir ve bu durumun (rakip takımın başka takıma yenilmesi) rakip takıma karşı saldırganlık niyetiyle ilişkisi olduğu bulunmuştur. Yani, gruplar arası rekabet sırasında duyulan zevk davranışı ventral striatumla ilişkilendirilmiştir ve gruplar arası saldırganlık davranışında da bu yapının rol oynadığı düşünülmektedir.


Peki, katılımcıların favori takımları rakip takıma yenildiğinde ne oluyor? Katılımcılar ölçekte bu durumu aşırı acı verici olarak değerlendirmişlerdir, ve fMRI sonuçları da göstermektedir ki, ön singulat korteks (bkz; anterior cingulate cortex) ve insula adlı yapılarda kaybetme durumlarında aktivasyon artışı saptanmıştır. Beynin duygusal (limbik) sistemiyle yakından ilişkili olan bu yapılar, acı çektiğimizde ya da acı çeken birini izlediğimizde aktif olan yapılardandır. Ön singulat korteks, insanlarda rahatsızlık hissi yaratan çeşitli duyguları bastırma ve modüle etmede de görevlidir. İnsula ise beynin en içinde bulunan yapıdır, bazı araştırmacılar bu beyin yapısının beynin ayrı bir lobu olarak kabul edilmesi gerektiğini söylemektedirler. İnsula adlı bu yapı, duygusal süreçlerde görev yapan beynin ilkel bölgelerindendir. Duygusal değerler yüklediğimiz çeşitli durumlarda (acı, üzüntü, öfke) gibi davranışlarla yakından ilişkilidir.


Araştırmacılar deney sonucunda, evrimsel olarak yaşlı beyin bölgelerinin (ventral striatum, insula, anterior cingulate cortex) aslında evrimsel süreçte fiziksel ödül ve ceza durumlarına tepki vererek uyum sağlama davranışlarını pekiştirme amacıyla evrimleştiklerini ifade ettiler. Bu eski beyin yapılarının gruplar arası ödül ve ceza durumunu kodlamasının da beynin adaptif bir tepkisi olduğunu ifade ettiler.



Görsel Kaynakça


Cikara, M., Botvinick, M. M. & Fiske, S. T. (2011). Us vs Them: Social Identity Shapes Neural

Responses to Intergroup Competition and Harm. [djjital görsel]. Alıntıdır.


Kaynakça


Cikara, M., Botvinick, M. M. & Fiske, S. T. (2011). Us vs Them: Social Identity Shapes Neural

Responses to Intergroup Competition and Harm. Association for Psychological Science,

22(3), 306-313.


Ertaş, M. & Aktaş, G. (2017). Sosyal Kimlik Kuramı: Motosiklet Kullanıcılarının İncelenmesi.

Rekreasyon Araştırmaları Kongresi.

43 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör