Brain Dynamics Lab @MEF

  • karadenizc

Bireyin Kendi Yüzünü Dahi Algılayamama Durumu: Prosopagnozi

Yapılan araştırmalara göre prosopagnozi (yüz körlüğü), bir tür görsel agnozidir. Bireyler, insan yüzlerini algılamakta ve tanımakta zorluk çekerler fakat diğer objeleri algılamalarında bu denli bir zorluk deneyimlemezler. Prosopagnozi, daha öncelerde akut beyin hasarı ile ilişkilendirilmiştir fakat daha sonra bireylerde doğuştan da görülebileceği tespit edilmiştir (Busigny ve ark. , 2010). Yapılan çalışmalarda genel yüz algısı seviyesinin genetik geçişle sağlanabildiği ve tek yumurta ikizlerinin çift yumurta ikizlerine oranla daha benzer bir yüz algısı olduğu keşfedilmiştir (Wilmer ve ark. , 2010). Prosopagnozi’nin en temel belirtisi insan yüzlerini tanımakta ve ayırt etmekte güçlük çekmektir. İnsanlar sosyal varlıklar olduğundan bu durum bireylerin sosyal yaşantısında ve insan ilişkilerinde sorun yaratmakta, aynı zamanda profesyonel iş kariyerleri ve çevrelerinde de onları zorlamaktadır. Yürütülen incelemelerde prosopagnozi tanısı alan yetişkinler sıklıkla sosyal çevrelerindeki bireyleri tanıyamamalarından dolayı yaşadıkları stres ve travmanın kronik anksiyete, utanma ve suçluluk hissi gibi duygusal etkileri olduğunu bildirmişlerdir (Yardley ve ark. , 2008). Yüz körlüğü, obje algısı, görsel algı ya da hafıza ile ilgili problemlerle anılmamalıdır. Belirtilen sorunlardan dolayı oluşan bir yüz algısı problemi mevcutsa bu bozukluğa yüz körlüğünden ziyade bozulmuş yüz algısı denilmelidir çünkü bu durum salt bir prosopagnozi etkisinden değil, daha genel olarak Alzheimer ya da şizofreninin bilişsel bozukluklarından kaynaklı olabilmektedir (Corrow ve ark. , 2016).

Prosopagnozi’nin çoğu işlev bozukluğu gibi hafif, orta ve şiddetli versiyonları bulunmaktadır. Hafif ve orta seviyelerde bireylere yabancı ya da onlara yakın aile bireyleri ve arkadaşları gibi çevrelerindeki insan yüzlerini tanımakta zorluk çekerken, şiddetli seviyelerde birey kendi yüzünü tanımakta bile zorluk çekebilmektedir. Aynı zamanda yüz algısı ve prosopagnozi durumunun anlaşılabilmesi için bazı sistematik teoriler üretilmiştir. Bunlardan ilki, yüzler arasındaki yapısal farkları algılamadaki bozukluk olan algısal varyant; diğeri ise bu farkları algılayabilen fakat algılanan yüzün hatırlanmamasıyla tanımlanan asosyatif varyanttır (Corrow ve ark. , 2016). Erken dönemde, özellikle çocuklarda yüz körlüğü belirtileri çocukların yabancı kişilere onları ebeveynleri sanarak yaklaşmaları, aile bireyleri ya da yakın çevrelerindeki insanları belirli bir bağlam dışında gördüklerinde tanımamaları, çizgi film karakterleri ya da genel olarak televizyon karakterlerini de tanımakta zorluk çekmeleri, okul gibi sosyal ortamlarda çekingen olmaları gibi sıralanabilir.

Prosopagnozi durumunun altında yatan sebep ise beynin sağ tarafında bulunan fusiform gyrus alanında gözlemlenen anormali, bozukluk ve hasarlardır. Fusiform gyrus alanı yüzlere ait bellek ve algı açısından nöral sistemde büyük rol oynamaktadır. Felç, beyine alınan darbe veya nörodejeneratif hastalıklar da yüz körlüğüne sebebiyet verebilmektedir. Fakat daha önce de belirtildiği gibi bu bozukluk doğuştan da gelebilmekte ve bu durumda da genetik bağlantı öne çıkmaktadır. Altı çizilmelidir ki, prosopagnozi görme yetisinde bozukluk, öğrenme bozukluğu ya da hafıza kaybı gibi durumlarla ilişkili değildir. İlgili beyin bölgesi olan fusiform gyrus, daha da spesifik olarak fusiform yüz alanı [bkz; fusiform face area, (FFA)] etkilenmesiyle oluşan hafıza probleminden ziyade insanların yüzünü tanımakta ve hatırlamakta zorluk çekme durumudur.

Nörogörüntüleme teknikleri açısından ele alacak olursak, ana yüz algılama ağı olarak fusiform yüz alanı [bkz; fusiform face area, (FFA)] , oksipital yüz alanı [bkz; occipital face area, (OFA)] ve üst temporal sulkus alanının posterior bölgeleri gösterilebilir (Gobbibi & Haxby, 2007). Aynı zamanda her ne kadar yüz algısı sağ ve sol olarak her iki hemisferde oluşsa da sağ hemisfer bu algı türünde ağır basmaktadır.

Genel hatlarıyla yüz körlüğü tanısı için uygulanan prosedürler ise bireyin, daha önce görmediği insan yüzleri ya da ailesine ait tanıdığı insan yüzleri gösterilerek, bireye gösterilen yüz uyaranlarındaki benzerlik ve farklılıkların tespiti, gösterilen uyaranlardaki duygusal ya da cinsiyet ipuçlarının anlaşılması gibi testlerdir. Benton Yüz Tanıma Testi ve Warrington Yüz Hafızası Testi tanı için en yaygın kullanılan iki testtir. Fakat yakın zamanda benzerlik etkisi için en çok uygulanan test Cambridge Yüz Tanıma Testidir. Bu testin ve diğer tanınmamış rastgele yüz fotoğrafları içeren testlerin en büyük avantajı, test uygulanan kişilerin daha önce bu itemlere aşina olmaması ve tüm katılımcıların aşinalığının sadece kısa süreli olarak testi aldıkları zaman dilimi olmasıdır (Corrow ve ark. , 2016). Tanıyı desteklemek için yapılan testler kadar dışlayıcı yani tanıya alakası olmadığı halde etkisi olabilen değişkenlerin elimine edildiği testler de ciddi önem arz etmektedir. Kısaca yüz algısındaki problemin daha genel bir görsel algı ya da hafıza problemine dayanmaması durumudur. Daha genel bir görsel agnozi durumunun tanıdan uzaklaştırılmasını sağlayan en büyük ipucu ise test edilen bireylerin basit seviyede obje algılarında bir problem göstermez iken yüz algısında sorun olması halidir. Daha önce belirtilen Alzheimer ve şizofreni gibi durumlara ek olarak yetişkinlerde Parkinson; çocuklarda ise otizm ve Turner Sendromu gibi rahatsızlıklar yüz algısını etkileyebilmektedir. Genel olarak yüz algısı kortikal sinir ağında genel obje algısının oluştuğu bölgelerle çakışmaktadır (Grill-Spector, 2003). Bu durumu ayırt etmek için Transkraniyal Manyetik Stimülasyon yöntemi kullanılarak spesifik olarak yüz algısı alanları stimüle edildiğinde, yüz algısında duraksama, obje algısı alanları stimüle edildiğinde ise obje algısında duraksama gözlenmiştir (Pitcher ve ark. , 2009).

Prosopagnozi için bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Genelde tedaviler hastaların hayatlarına yardımcı olmak üzerine kurulmuştur. Fakat prosopagnozi tanısı alan kişilerde sosyal davranışları düzenlemede ilaç, spesifik olarak oksitosinin etkisini anlamak için yapılan bir çalışmada intranazal olarak uygulanan oksitosinin katılımcılarda yüz algısında gelişme kaydedilmiştir (Bate ve ark. , 2014).


Kaynakça


Barton, J., Corrow, S., & Dalrymple, K. (2016). Prosopagnosia: current perspectives. Eye and Brain, Volume 8, 165–175. https://doi.org/10.2147/eb.s92838


Bate, S., Cook, S. J., Duchaine, B., Tree, J. J., Burns, E. J., & Hodgson, T. L. (2014). Intranasal inhalation of oxytocin improves face processing in developmental prosopagnosia. Cortex, 50, 55–63. https://doi.org/10.1016/j.cortex.2013.08.006


Busigny, T., Graf, M., Mayer, E., & Rossion, B. (2010). Acquired prosopagnosia as a face specific disorder: Ruling out the general visual similarity account. Neuropsychologia, 48(7), 2051–2067. https://doi.org/10.1016/j.neuropsychologia.2010.03.026


Gobbini, M. I., & Haxby, J. V. (2007). Neural systems for recognition of familiar faces. Neuropsychologia, 45(1), 32–41. https://doi.org/10.1016/j.neuropsychologia.2006.04.015


Grill-Spector, K. (2003). The neural basis of object perception. Current Opinion in Neurobiology, 13(3), 399. https://doi.org/10.1016/s0959-4388(03)00060-6


Pitcher, D., Charles, L., Devlin, J. T., Walsh, V., & Duchaine, B. (2009). Triple Dissociation of Faces, Bodies, and Objects in Extrastriate Cortex. Current Biology, 19(4), 319–324. https://doi.org/10.1016/j.cub.2009.01.007


Wilmer, J. B., Germine, L., Chabris, C. F., Chatterjee, G., Williams, M., Loken, E., Nakayama, K., & Duchaine, B. (2010). Human face recognition ability is specific and highly heritable. Proceedings of the National Academy of Sciences, 107(11), 5238 5241. https://doi.org/10.1073/pnas.0913053107


Yardley, L., McDermott, L., Pisarski, S., Duchaine, B., & Nakayama, K. (2008). Psychosocial consequences of developmental prosopagnosia: A problem of recognition. Journal of Psychosomatic Research, 65(5), 445–451. https://doi.org/10.1016/j.jpsychores.2008.03.013




44 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör