Brain Dynamics Lab @MEF

  • Nursena Ataseven

Antisosyal Davranış: Genlerin ve Çevrenin Etkisini Anlayalım

Duygu ve davranışların düzenlenmesinde görevli bir gen, çocuklukta yaşanan şiddetin antisosyal davranış üzerindeki uzun vadeli etkisini değişikliklere sebep olabilir. Bu bulgular, bazıları çocukken şiddete maruz kalmış 357 genç erkek katılımcıyla yürütülen uzun süreli bir araştırmaya dayanıyor.

Isabelle Ouellet-Morin, "Çocukluk yıllarında şiddetin mağduru ya da şahidi olan kişilerin, ilerleyen yıllarda antisosyal eğilimleri olan gençler ve yetişkinler olma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu biliyoruz" diyor ve "Genetik çalışmalar, bu etkinin DNA'daki MAOA geni gibi farklılıklar yoluyla daha da artabileceğini gösterdi." diye açıklıyor.

MAOA, monoaminler (noradrenalin, serotonin ve dopamin) adı verilen nörotransmiterleri parçalayan bir enzim ve beynin belirli bölgelerindeki işleyişinde yaşanacak bir sorun, duyguların ve davranışsal inhibisyonun düzenlenmesini bozabilir.

Çalışma, aynı katılımcılardan 15 yıldan fazla bir süredir toplanan verilerle yürütüldü ve bu da araştırmacıların, MAOA geninin partnerler arası şiddet ve antisosyal kişilikle ilişkili diğer semptomlar (yasadışı faaliyetlerde bulunmak, dürtüsel davramak, pişmandık duymamak vs.) gibi çeşitli antisosyal davranışlardaki rolünü incelemelerini mümkün kıldı. Ayrıca, bu genin etkisinin, kişinin çocukluk döneminde maruz kaldığı şiddete bağlı olarak farklı olup olmayacağını da gözlemlediler.

Sonuçlar

Bu çalışma şiddete maruz kalmanın aşağıda sıralanan maddelerle ilişkili olduğunu buldu:

- Ergenlikte davranış bozukluğu ve yetişkinlikte antisosyal kişilik ile ilişkili semptomlarda artış

- Kişinin partnerine yüksek ihtimalle agresif davranış göstermesi

Bu çalışma ayrıca MAOA geninin çocukken şiddete maruz kalan genç insanların antisosyal davranışlarını hafiflettiğini gösterdi.

- Ortalama olarak, MAOA geninde daha az polimorfizmin taşıyıcısı olan erkekler (erkeklerin yaklaşık %30'u), ergenlik döneminde ve erken erişkinlikte, bu polimorfizmin taşıyıcısı olmayıp çocukken şiddete maruz kalanlara kıyasla verilen bu maddelerdeki davranışları sergilemede daha yüksek risk altındalar.

"Bu sonuçlar, genlerin, bir kişinin geleceği hakkındaki tüm cevapları -en azından çevreye kıyasla- elinde tutmadığını açıkça gösteriyor. Sıradaki adım, olumsuz hayat deneyimlerine maruz kalan insanlarda hassasiyet ve esnekliği oluşturan mekanizmaları daha iyi anlamak. Cevabın bir kısmı, kişinin çevresiyle olan sürekli etkileşiminde yatıyor, ki bu onun genetik özelliklerini de içeriyor "diye yorumladı Ouellet-Morin.


Yazının orijinal versiyonuna bu linkten ulaşabilirsiniz:

https://www.sciencedaily.com/releases/2016/01/160113101107.htm

Çeviri: Nursena Ataseven

13 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör