Brain Dynamics Lab @MEF

  • Büşra Temur

Ağrı Nedir? Ağrıyla Nasıl Baş Ederiz?

Ağrı ya da acı hissi evrimsel olarak insanları koruma amaçlı ortaya çıkmış bir mekanizmadır. İnsanlar, bir yerden düştüklerinde, vücutlarındaki bir yeri kestiklerinde ya da yaktıklarında keskin bir acı hissederler, bu acı hissi beyne kaydediler. Bu sayede insanlar kendilerine acı verecek olaylardan olabildiğince kaçınmaya başlardır, bu süreç sonunda da insanlar nesillerini koruma altına alabilirler. Ağrı hissi kadar ağrının nasıl iletildiği de bir o kadar önemlidir, ancak ağrı iletimi hakkında ortaya atılan teoriler, bütün ağrı tiplerini kapsamamaktadır. Uzun yıllar boyunca, ağrının iletimi 17.yüzyılın önemli bilim insanlarından Descartes'in ortaya attığı konseptle açıklanmaktaydı. Bu konsepte göre, yaralan dokudaki sinyaller direkt olarak beyindeki ağrı merkezine iletiliyordu. Ancak, yıllar içinde ağrının iletimi ve ağrı iletimini bloke etme üzerine birçok teori ortaya atıldı. Bu teorilerden biri, 1965 yılında Melzack ve Wall tarafından ortaya atılan "Kapı Kontrol Teorisi" dir. Bu teoriyi iyi anlamak için öncelikle ağrı çeşitlerine, ağrıyı ileten sinir liflerine ve beyindeki ağrı yolaklarına aşina olmak gerekir, bu yüzden bu yazıda kısaca bunlardan bahsedilerek Kapı Geçit Teorisi'nin temel prensiplerine değinilmiştir.


Ağrı, keskin-hızlı ya da yavaş ağrı olmak üzere ikiye ayrılır. Hızlı-keskin ağrılar, bıçakla cilt yüzeyimize zarar vermediğimizde ya da derimizi yaktığımızda ortaya çıkan ağrı hissidir. Bu ağrı tipine ayrıca "akut" ağrı da denir. Bu ağrıyı ileten sinir lifi A delta lifidir. A delta lifi, hafif miyelinlenmiş küçük alıcı alana sahip (bkz; receptive field) bir yapıdadır. Miyelinlenmiş yapısı sayesinde acı hissi hızlı bir şekilde beyne neospinatalamik sistem sayesinde iletilir. A delta lifleri ağrıyı omuriliğin gri maddesinde bulunan birinci sıra ağrı nöronlarına iletir, bu ağrı nöronları anterior white komisurda çapraz olarak bulunan 2. ağrı bölgelerine ağrıyı iletirler, bu 2. ağrı nöronları da talamusta 3. ağrı nöronlarıyla buluşarak ağrı hissini birincil duyu korteksine (bkz; primary somatosensory cortex) iletilir. Bu korteks, ağrının nerede olduğunu tespit eder ve farklı alanlara sinyal yollar.


2. ağrı tipi ise yavaş ağrı dediğimiz kronik ağrıdır. Bu ağrı tipi, genellikle daha derin deri yaralanmalar, iç organlardaki zararlar gibi durumlarda hissedilen dayanılamaz acı türlerindendir. Bu acı hissini ileten sinir lifi ise C lifidir. C lifi yapı olarak miyelinlenmemiş ve küçük duyu alanına sahip olan bir liftir. Bu lifte miyelin olmaması ağrının daha geç iletilmesini sağlar. C lifi ağrıyı beyne paleospinatalamik sistem sayesinde iletir. C lifi ağrıyı omuriliğe iletir, omurilikteki 1. sıra ağrı nöronları ağrıyı retikular oluşuma ulaştırır. Retikular oluşum (bkz; reticular formation), karmaşık çekirdeklerden oluşan bir yapıdır ve beynin serebral korteksindeki aktivasyonları arttırarak insanı uyanık ve tetikte tutar. Retikular oluşumdaki ağrı sinyalleri ise birincil duyu korteksi, beyin sapındaki çeşitli çekirdeklere ve limbik sisteme gönderilir. Limbik sistem yapıları ağrıya karşı duygusal tepki vermede rol oynar.


Peki, ağrı beyne ulaşmadan ağrıyı bloke etme yolları var mıdır? Bu sorunun cevabı Kapı Kontrol Teorisi'nde saklı. Bu teoriye göre, ağrı içermeyen uyaranlar, sinir geçitlerini ağrı içeren kapılara kapatırlar ve bu sayede ağrının, merkezi sinir sisteminde dolaşmasını engeller. Bu teori, A beta lifi olarak adlandırılan, ağrı içermeyen duyu sinyallerini ileten lifin miyelinlenmiş yapısı ve geniş duyu alanına sahip olmasının, ilettiği duyu sinyallerini herhangi bir ağrı sinyalinden çok daha hızlı ilettiğini öne sürerek ortaya atılmıştır. Bu teoriye göre, eğer her herhangi bir doku zedelenmesinde o bölgeye dokunulduğunda, bu dokunma hissinin ağrı hissinden çok daha önce iletileceğini ve bu durumun A delta (hızlı-keskin acı) ve C (kronik acı) liflerini bloke ederek ağrının merkezi sinir sisteminde iletilmeden omurilikte bloke edileceğini savunur. Yani, düştüğümüzde ya da elimizi kestiğimizde o bölgeye dokunmak, öpmek, A beta lifleriyle hızlı bir şekilde omuriliğe iletilir ve ağrı sinyallerini daha omuriliğe ulaşamadan A beta lifleri tarafından bloke edilebilir. Buna örnek olarak ise yere düşen ve acı yüzünden ağlayan çocuklarının, acıyan bölgelerinin öpülmesi ya da okşanması durumunda acıyı daha az hissetmesi ve ağlamamaya başlamaları gösterilebilir.



Görsel Kaynakça



Nestler, E. J., Hyman, S. E., & Malenka, R. C. (2009). Molecular neuropharmacology: a

foundation for clinical neuroscience.[djjital görsel]. Alıntıdır


Kaynakça

Nestler, E. J., Hyman, S. E., & Malenka, R. C. (2009). Molecular neuropharmacology: a

foundation for clinical neuroscience (2nd edition, pp.269-288). McGraw-Hill

Companies


Melzack, R. (1996). Gate control theory on the evolution of pain concepts. Pain Forum, 5(1),

128-138


62 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör